- Devlet Hastanesi 323 98 70
   - SSK Hastanesi 323 76 21
   - Sahil Sağlık Merkezi 316 23 65
   - Verem Savaş Dispanseri 318 11 00
   - 1. Nolu Sağlık Ocağı 323 70 10
   - 2. Nolu Sağlık Ocağı 329 61 75
   - Gülüç Sağlık Ocağı 327 15 35
   - Kurtlar Sağlık Ocağı 611 45 25
   - Süleymanbeyler Sağ. Oc. 611 37 41

 
Sitemizde İlan Sistemi İstermisiniz?







   - Azim Otel 323 98 70
   - Elif Otel 323 76 21
   - Etaş Otel 316 23 65
   - Kirazlar Otel 318 11 00
   - Orman İşl. Misafi. 323 70 10
   - ERDEMİR Sosyal Tes. 329 61 75
   - TTK Misafirhanesi 327 15 35
   - Akçakoca Otel 611 45 25
   - Akçakoca Diapolis Otel 611 37 41
   - Akçakoca Öğr. Evi 611 92 79
 
TURİZM - GEZİ

Kdz.Ereğli’de Mağaralar

Kemer Deresi (Acheron Irmağı)’nın sağında Kale Tepe (Heraklea Tepesi)’nin yamaçlarında, kireç taşı tabakalarının arasında oluşmuş üç mağara vardır. İkincisi daha yüksekte olan bu mağaralar yakın yakındır. İnönü Yöresindeki bu mağaralara bugün Yusuf Ağa mağaraları denir. Mağaralara nehrin yanından giden tarihi yol hala izlenebilir durumdadır. Fazla bozulmamıştır. Bütün eski haritalarda yerleri gösterilen bu mağaralardan, birçok seyahatnamede ve Osmanlı Devlet Salnamelerinde söz edilmektedir.

Birinci mağarada çok eski bir Hıristiyan Kilisesi tanrı Apolla’nun Kehanetgah Mağarasıdır. Antik dönemin ünlü kahinlerinin bulunduğu yerdir. O dönemde, gelecekten haber almak isteyenler burada üç gün kalır, üçüncü günün sonunda kahinler kendilerine gelecekten haber verirlerdi. Yeraltı dünyasının ve ölüler ülkesinin tanrısı Hades’in ülkesine buradan girilmektedir. Mağarada, bazı kaynaklara göre 3, bazı kaynaklara göre 50 başlı Cehennem Köpeği Kerboros, Hades’in ülkesini beklemektedir. Korkunç bir canavar olan bu köpeği,  Herakles, kardeş çocuğu olan Kral Eurystheus’un isteğiyle yakalamak üzere bu mağaraya girer. Girenin tekrar sağ olarak dönmediği bu mağarada tanrı Atena ve Hermes’in yardımıyla Kerboros’u yakalarlar. Theseus’un kurtarır. Kerboros’u Eurytheus’a götürür. Fakat Kral köpeği görünce korkar ve tekrar geri gönderir. Mitolajide, Acenite adı verilen ve Kerboros’un salyasının damladığı yerde bittiği söylenen bir bitkinin, bugün hala Ereğli çevresinde halk tarafından ilaç yapmak için toplandığı söylenir. Rodoslu Apolyonus’un “Derinliklerinden soğuk buz gibi bir esinti gelir. Bu esinti değdiği yeri pırıl pırıl bir zarla kaplar. Bu parlaklık gün ortası güneşinde erir. Bu asık suratlı deniz, Cehennem Mağarası’nın uçurduğu yapraklarla sonsuza değin çalkalanır durur” diye anlattığı mağaraya dar bir kaya yarığından girilir. Dağın içine doğru, minare gibi dar ve dik merdivenli bir girişten 15-20 metre inilir. Burada mağara genişler. Merdivenler daha düşük bir eğimle inişe devam eder. Isı düşüktür. Eskiden 1,5 km kadar dağın içine giren bir merdivenli yol, 1960’da tavandan düşen kayayla kesilmiş, 350 metre kadar kalmıştır. Mağaranın içinde odalar ve suyu çok temiz bir göl vardır. Duvarlardaki kireç taşı damarlar ıslak ve parlaktır. Giriş demir parmaklıkla kapatılmıştır. Üçüncü mağara büyük bir kaya yarığı gibidir. Hakkında bilgi yoktur. Korunmamaktadır.

Cehennemağzı (Koca Yusuf) Mağarası

Xenophon’un Anabasis (onbinlerin dönüşü) adlı yapıtında ‘…mağaranın Mariadyn topraklarındaki kolonisi, Yunan şehri Herakleia’ya vardılar. Herakleis’in üç başlı köpek Kerberos’u zincire vurmak için indiği söylenen Akherusias Burnu yakınlarında Herakles’in inişinin kanıtı olarak gösterilen iki Stadından derin uçurum bulunduğu bir yerde demirlediler denilmektedir. Bu mağara, mitolojide önemli yeri olan Cehennenağzı Mağarası’dır.(Hades Mağarası veya Herakles Mağarası olarak adlandırılmaktadır). Mitolojiye göre burası tanrı Apollon’un kehanetgahıdır. Antik dönemin ünlü kahinlerinin bulunduğu yerdir. O dönemde üçüncü günün sonunda kahinler kendilerine gelecekten haber almak isteyenler burada üç gün kalır, üçüncü günün sonunda kahinler kendilerine gelecekten haber verirlerdi. Bu mağaranın kapısı yaprak ve dallar arasında görünmez bir haldeyken 1838’de gezgin Bore tarafından keşfedilmiştir. Yeraltı dünyasının ve ölüler ülkesinin tanrısı Hades’in ülkesine buradan girilmektedir. Mağarada 3 başlı Cehennem Köpeği Kerberos, Hades’in ülkesini beklemektedir. Herakles, Mykenai Kralı Eurystheus’un isteğiyle Kerberos’u yakalamak için bu mağaraya girer. Hiçbir ölümlünün sağ olarak geri dönmediği bu mağaraya tanrı Atena ve Hermes’in yardımıyla girerek Kerberos’u yakalar, Krala götürür. Fakat, Kral köpeği görünce korkar ve geri döner. Argonotların Herakleia’ya gelişlerini Rodoslu Apollonius şöyle anlatır: “Dimdik kayalıklarıyla bu yüksek burun Bithynian Denizi’ne bakar. İşte; sarkık ağaçları ve taşlarıyla Cehennem Mağarası. Derinliklerine soğuk, buz gibi bir esinti gelir. Bu esinti değdiği her şeyi pırıl pırıl bir zarla kaplar. Bu parlaklık gün ortasında erir. Bu asık suratlı deniz, Cehennem Mağarası rüzgarının uçurduğu yapraklarla sonsuza değin çalkalanır durur.”  Burası aynı zamanda Acheron Nehri’nin ağzıdır. Argonotlar, gemilerini aynı yere bırakırlar. Rüzgar kesildikten kısa bir süre sonra gemiyi Acherusian Burnu’ndan kumsaldaki sığınağa çektiler. Jason ve Argonotlar, Mariadny Kralı Lycus tarafından çok iyi karşılanır. Lycus, Argonotlar onuruna sarayında bir tören düzenler. Acherusian Burnu (Baba Burnu) üzerine onlar onuruna bütün denizcilere işaret verecek bir anıt fener yaptıracağına söz verir. Argonotlardan İdmon’un yola çıkmadan önce baktırdığı falında yolculuktan sağ dönmeyeceği çıkar. Şafakta kralın verdiği hediyelerle tekneleri Argo’ya dönerlerken nehir sazlıklarda uyuyan bir yaban domuzu ürkütürler. Domuz, İdmon’u yaraladıktan sonra öldürülebilir. İdmon aldığı ağır yaralar sonucu teknede arkadaşlarının kolları arasında ölür. Argonotlar yola çıkmayarak üç gün yas tutarlar. Dördüncü gün onu Acherusian Burnu’nun tepesine gömerler. Mezarını tümsekleştirip anısına mezarın üzerine bir de zeytin ağacı dikerler. Bu gecikme sırasında dümenci Tıphys muhtemelen nehrin bataklıklarından aldığı onmaz bir hastalıktan kısa sürede ölür. Onu da aynı burunda arkadaşına yakın bir yere gömerler. (Bugün askeri bölge içinde kalan bu yerde bu mezarlar olması muhtemel bir höyük üzerinde bulunan kulenin kaidesi vardır. Koruma altındadır. Bilimsel olarak incelenmesi gerekmektedir.) Herakles mağaralarının ilk betimlemesini yayınlama başarısı 1838’de üç gün Ereğli’de kalan Edvard Bore’a aittir. Argonotlar on iki günlük bu üzücü gecikmeden sonra morali bozulan Jason’un yerine Achaeus’un dümene geçip arkadaşlarını yüreklendirmesiyle yollarına devam ederler.

 
Design & Powered By Marka Grup - Kdz.Ereğli'yi Sevenler İçin...